Meskeniyet İddiası Haczedilmezlik Şikayeti Örnek Dilekçe

İcra hukukunda meskeniyet iddiası için örnek dilekçe görseli

Borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan tek evin haczedilmesi, hukuk sistemimizde belirli şartlara bağlanmıştır. Eğer eviniz haczedildiyse, İcra ve İflas Kanunu (İİK) size “Meskeniyet İddiası” adı verilen çok güçlü bir savunma hakkı tanır.

Bu rehberde; meskeniyet iddiasının ne olduğunu, hangi durumlarda evin satılamayacağını, Yargıtay kararlarındaki kriterleri ve en önemlisi hukuki süreci başlatmanız için gerekli olan meskeniyet iddiası haczedilmezlik şikayeti örnek dilekçe taslağını bulacaksınız.

Meskeniyet iddiası ve haline münasip konutun haczedilmezliği hakkında hukuki anlatım

Meskeniyet İddiası Haczedilmezlik Şikayeti Örnek Dilekçe

Aşağıdaki dilekçe taslağını, parantez içindeki ve (…) alanları kendi durumunuza göre doldurarak kullanabilirsiniz.

… İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

İCRA DOSYA NO: …/…. (İcra Dairesi ve Dosya No)

ŞİKAYET EDEN (BORÇLU): [Adınız Soyadınız] – [T.C. Kimlik No]

ADRES: [Tebligat Adresiniz]

DAVALI (ALACAKLI): [Alacaklının Adı veya Unvanı]

VEKİLİ: Av. [Varsa Karşı Tarafın Avukatı]

KONU: İİK m. 82/12 uyarınca meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayeti, taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması ve/veya satışın durdurulması talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Davalı/Alacaklı tarafından, … İcra Müdürlüğü’nün …/… E. sayılı dosyası ile aleyhime icra takibi başlatılmıştır.
  2. Bu takip kapsamında, tarafıma ait olan ve ailemle birlikte ikamet ettiğim [Tapu Bilgileri: İli, İlçesi, Mahallesi, Ada, Parsel] adresindeki taşınmazıma …/…/20… tarihinde haciz şerhi konulmuştur.
  3. Söz konusu taşınmaz, İcra ve İflas Kanunu’nun 82/12 maddesi kapsamında “haline münasip ev” niteliğindedir. Ben, eşim ve çocuklarımla birlikte bu evde yaşamakta olup, başkaca bir evim bulunmamaktadır.
  4. Taşınmazın haczedilmesi hâlinde ben ve ailem barınma hakkından mahrum kalacak, telafisi güç ve imkânsız zararlar doğacaktır. Kanun koyucunun amacı da, borçlunun ve ailesinin barınma hakkını korumaktır.
  5. Haciz işleminden …/…/20… tarihinde haberdar oldum ve yasal 7 günlük süre içerisinde işbu şikayet yoluna başvurma zorunluluğu doğmuştur.
  6. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere, borçlunun haline münasip tek konutu haczedilemez; en azından satışı sınırlandırılmalı, borçlunun barınma hakkı korunmalıdır.

HUKUKİ NEDENLER: İİK m. 82/12, HMK ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: İcra dosyası, tapu kayıtları, nüfus kayıt örneği, İkametgâh belgesi, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  • Şikayetimin KABULÜNE,
  • Meskeniyet iddiamın tespiti ile söz konusu taşınmaz üzerindeki HACZİN KALDIRILMASINA,
  • Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.[TARİH]

ŞİKAYET EDEN BORÇLU
[İMZA]

Meskeniyet İddiası Nedir? (Hukuki Temel)

Meskeniyet iddiası; borçlunun kendisine ait taşınmazın, “haline münasip” tek konutu olduğunu ileri sürerek, bu taşınmazın satışının engellenmesini talep ettiği bir icra hukuku şikayet yoludur.

Bu hak, İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi uyarınca tanınmıştır:

“Borçlunun haline münasip evi haczedilemez.”

Ancak uygulamada bu hüküm, haczin mutlak olarak kaldırılması anlamına gelmez. Meskeniyet iddiası, çoğu durumda haczin varlığını değil, taşınmazın satılmasını engellemeye yönelik nispi bir koruma sağlar. Başka bir ifadeyle, haciz şerhi tapuda kalabilir; fakat mahkeme kararıyla satış işlemi durdurulur veya sınırlandırılır.

Bu yönüyle meskeniyet iddiası, borçluyu tam bir dokunulmazlık altına alan mutlak bir hak değil, barınma hakkını korumaya yönelik sosyal amaçlı ve sınırlı bir güvencedir.

Ayrıca meskeniyet iddiası:

  • Bir itiraz değil,
  • Bir tam yargı davası değil,
  • Teknik olarak bir icra hukuku şikayetidir.

Bu nedenle görevli mahkeme İcra Hukuk Mahkemesi olup, süreç basit yargılama usulüne tabidir.

Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, meskeniyet iddiası otomatik olarak dikkate alınmaz. Borçlunun, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde şikâyet yoluna başvurması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkeme tarafından resen gözetilir.

Son olarak, meskeniyet iddiasının amacı; alacaklının tahsil hakkını tamamen ortadan kaldırmak değil, borçlunun ve ailesinin barınma hakkını güvence altına almak ve sosyal dengeyi korumaktır. Bu nedenle mahkeme, somut olayın özelliklerine göre borçlunun haline münasip konut ihtiyacı ile alacaklının menfaatini birlikte değerlendirir.

Hangi Evler Haczedilemez? (Şartlar)

Bir evin meskeniyet iddiası ile hacizden kurtarılabilmesi için şu şartların oluşması gerekir:

  1. “Haline Münasiplik” Ölçütü (Yargıtay Kriterleri ve Değerlendirme Esasları):

Meskeniyet iddiasının kabul edilip edilmeyeceğinin temel belirleyicisi, taşınmazın borçlunun “haline münasip” konutu olup olmadığıdır. Bu kavram, borçlunun subjektif yaşam tercihleri değil; objektif ekonomik, sosyal ve ailevi koşulları dikkate alınarak değerlendirilir.

Borçlunun sosyo-ekonomik durumuna göre haline münasip konut değerlendirmesi

Yargıtay içtihatlarında haline münasiplik değerlendirmesi yapılırken özellikle şu kriterler esas alınmaktadır:

  • Borçlunun mesleği ve gelir düzeyi,
  • Bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı ve aile nüfusu,
  • Taşınmazın bulunduğu şehir, ilçe ve semtin ekonomik koşulları,
  • Konutun büyüklüğü, niteliği, piyasa değeri ve emsal taşınmazlarla karşılaştırılması,
  • Borçlunun aynı yerleşim yerinde daha mütevazı bir konut edinme imkânı,
  • Taşınmazın lüks veya olağan konut standardında olup olmadığı.

Mahkemece genellikle bilirkişi incelemesi ve keşif yapılmakta; bilirkişi raporunda taşınmazın rayiç değeri ile borçlunun haline münasip kabul edilebilecek alternatif bir konutun değeri karşılaştırılmaktadır.

Eğer bilirkişi raporu sonucunda taşınmazın, borçlunun haline münasip olandan daha yüksek değerde ve lüks nitelikte olduğu tespit edilirse, taşınmazın tamamen hacizden kurtarılması yerine satışına karar verilebilir. Bu durumda, satış bedelinden borçlunun haline münasip bir konut edinebileceği tutar kendisine bırakılır, kalan kısım ise alacaklıya ödenir.

Bu uygulama ile amaç; borçlunun sokakta kalmasını engellemek, ancak aynı zamanda alacaklının tahsil hakkını da tamamen ortadan kaldırmamaktır.

2. İpotek Bulunan Evde Meskeniyet İddiası (Hukuki Durum ve İstisnalar)

Meskeniyet iddiasının kabul edilip edilmeyeceği değerlendirilirken, taşınmaz üzerinde ipotek bulunup bulunmadığı ve bu ipoteğin hangi borç nedeniyle tesis edildiği büyük önem taşır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre; taşınmazın edinilmesi amacıyla kullanılan konut kredisi nedeniyle tesis edilen ipoteklerde meskeniyet iddiası dinlenmez. Zira bu durumda borçlu, taşınmazı bizzat kredi teminatı olarak göstermeyi kabul etmiş sayılır ve alacaklının teminat hakkı meskeniyet korumasına üstün tutulur.

Meskeniyet iddiası için haczin öğrenilmesinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre

Buna karşılık, ipotek taşınmazın satın alınması amacıyla değil de sonradan farklı bir borcun teminatı olarak tesis edilmişse, meskeniyet iddiasının ileri sürülmesi mümkün olabilir. Örneğin:

  • Ticari kredi için sonradan verilen ipotekler,
  • Üçüncü kişilerin borcu için tesis edilen teminat ipotekleri,
  • Taşınmaz edinildikten sonra kurulan genel kredi ipotekleri
    bakımından mahkeme, somut olayın özelliklerine göre meskeniyet iddiasını kabul edebilir.

Bu noktada mahkemeler, özellikle ipoteğin borcun kaynağı ile doğrudan bağlantılı olup olmadığını inceler. Eğer ipotek, taşınmazın edinilmesiyle bağlantılı değilse ve borçlunun başkaca haline münasip konutu bulunmuyorsa, meskeniyet iddiasının reddi zorunlu değildir.

Ancak her hâlükârda ipotekli taşınmazlarda meskeniyet iddiası otomatik olarak kabul edilmez. Mahkeme;

  • İpoteğin tescil tarihi,
  • Borcun niteliği ve amacı,
  • Borçlunun ekonomik durumu,
  • Taşınmazın tek konut olup olmadığı,
  • Borcun doğum zamanı ile taşınmazın edinim tarihi arasındaki ilişki
    gibi kriterleri birlikte değerlendirerek karar verir.

Sonuç olarak, ipotekli bir konutun varlığı meskeniyet iddiasını tamamen ortadan kaldırmaz; ancak ipoteğin taşınmazın edinilmesine yönelik bir kredi borcundan kaynaklanması hâlinde, bu iddia büyük ölçüde reddedilme eğilimindedir.

3. Meskeniyet İddiasında 7 Günlük Süre (Hak Düşürücü Süre ve Öğrenme Tarihi)

Meskeniyet iddiası, İcra ve İflas Kanunu kapsamında süreye sıkı şekilde bağlı bir icra hukuku şikayetidir. Borçlu, taşınmazına konulan haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurmak zorundadır.

Bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. Sürenin kaçırılması hâlinde meskeniyet iddiası esastan incelenmeksizin reddedilir ve taşınmazın satışının önünde hukuki bir engel kalmaz.

Sürenin başlangıcı bakımından yalnızca resmi tebligat tarihi değil, borçlunun haciz işlemini fiilen öğrendiği tarih esas alınır. Bu öğrenme;

  • Haciz tutanağının borçluya tebliği,
  • Taşınmaz kaydına haciz şerhi işlendiğinin tapudan öğrenilmesi,
  • E-Devlet üzerinden icra dosyasının görülmesi,
  • Satış ilanının tebliği
    gibi yollarla gerçekleşebilir.

Ancak Yargıtay uygulamasında, öğrenme tarihinin ispat yükü borçluya aittir. Borçlu, haczi hangi tarihte öğrendiğini somut delillerle ortaya koyamazsa, mahkeme süreyi haciz tarihi veya tebligat tarihi esas alarak değerlendirme yapabilir. Bu nedenle, sürenin geçirilmemesi ve öğrenme tarihinin ispatlanabilir olması uygulamada kritik önem taşır.

Dikkat: “Lüks Ev” Durumu

Eğer mahkeme (bilirkişi aracılığıyla) evin borçlunun haline münasip olandan daha değerli olduğuna karar verirse ne olur? Bu durumda ev satılır. Satış bedelinden, borçlunun haline münasip daha mütevazı bir ev alabileceği miktar borçluya verilir, artan para ise alacaklıya ödenir. Yani borçlu her durumda sokakta kalmaz.

Meskeniyet İddiası Davası Nerede Açılır?

Bu bir “dava”dan ziyade teknik olarak bir “şikayet”tir.

  • Görevli Mahkeme: İcra Hukuk Mahkemesi.
  • Yetkili Mahkeme: Haciz işlemini yapan İcra Müdürlüğü’nün bağlı olduğu mahkeme.
  • Süre: Haczi öğrendiğiniz tarihten itibaren 7 gün. (Bu süre hak düşürücüdür, kaçırılırsa ev satılabilir.)

Meskeniyet İddiasında Usulî Süreç ve Mahkeme Aşamaları

Meskeniyet iddiası (haczedilmezlik şikayeti), dilekçenin verilmesiyle başlayan ve genellikle teknik incelemelere dayanan bir yargılama sürecidir. İcra Hukuk Mahkemeleri’nde görülen bu davalar, genel hukuk davalarına göre daha hızlı ilerleyen “basit yargılama usulüne” tabidir.

  1. Şikayet Dilekçesinin Sunulması ve Ön İnceleme

Borçlu, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne meskeniyet iddiasına dayalı şikayet dilekçesini sunar.

Mahkeme, dosya üzerinden ilk hukuki incelemeyi yapar.
Eğer sürenin kaçırıldığı, şikayet ehliyeti bulunmadığı veya açık bir hukuki engel olduğu kanaatine varılırsa, keşif yapılmaksızın dosya üzerinden reddine karar verilebilir.

Bu nedenle, sürenin doğru hesaplanması ve dilekçenin usulüne uygun hazırlanması kritik önem taşır.

  1. Satışın Durdurulması Talebi (Tedbir) – Otomatik Değildir

Borçlu, taşınmazın satışının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını talep edebilir.
Ancak mahkeme, satışın durdurulmasına otomatik olarak karar vermez.

Tedbir kararı verilip verilmeyeceği değerlendirilirken:

  • Telafisi güç zarar ihtimali,
  • Şikayetin ilk bakışta haklı olup olmadığı,
  • Dosyadaki mevcut deliller
    birlikte değerlendirilir.

Bazı mahkemeler, teminat yatırılmasını şart koşarak satışın durdurulmasına karar verebilir. Dolayısıyla satışın durması garanti değildir ve her somut olayda ayrıca değerlendirilir.

  1. Delillerin Toplanması – Keşif Yapılması Zorunlu Değildir

Mahkeme, taşınmazın haline münasip olup olmadığını değerlendirmek için delil toplar.
Bu kapsamda:

  • Tapu kayıtları,
  • Nüfus kayıtları,
  • Tarafların sunduğu belgeler
    incelenir.

Keşif ve bilirkişi incelemesi her dosyada zorunlu değildir.
Eğer dosyadaki mevcut belgeler yeterli görülürse, mahkeme yerinde inceleme yapmaksızın dosya üzerinden karar verebilir.

Ancak taşınmazın değeri, niteliği ve lüks olup olmadığı konusunda tereddüt bulunuyorsa, mahkeme keşif yapılmasına ve bilirkişi raporu alınmasına karar verebilir.

  1. Keşif ve Bilirkişi İncelemesi (Yapılması Hâlinde)

Keşif yapılmasına karar verilmesi hâlinde, mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti taşınmazda inceleme yapar.

Bilirkişi raporunda genellikle şu hususlar değerlendirilir:

  • Taşınmazın piyasa değeri (rayiç bedeli),
  • Konutun büyüklüğü, oda sayısı ve yapı kalitesi,
  • Lüks veya standart konut niteliğinde olup olmadığı,
  • Borçlunun ekonomik ve sosyal durumu ile haline münasip konut ihtiyacı,
  • Aynı bölgede daha mütevazı bir konut edinme imkânı.

Bu rapor, mahkemenin kararında belirleyici rol oynayabilir; ancak mahkeme bilirkişi görüşüyle bağlı değildir.

  1. Taraf Beyanları ve Bilirkişi Raporuna İtiraz

Taraflar, bilirkişi raporuna karşı itirazlarını ve görüşlerini sunabilir.
Mahkeme, itirazları haklı bulursa ek rapor alınmasına veya yeni bilirkişi atanmasına karar verebilir.

Ancak bazı dosyalarda mahkeme, itirazları yeterli görmeyerek ek inceleme yapmadan karar verebilir. Bu nedenle, itirazların hukuki ve teknik gerekçelerle desteklenmesi büyük önem taşır.

  1. Mahkemenin Karar Yetkisi – Sonuç Kesin Değildir

Mahkeme, tüm dosya kapsamını değerlendirerek aşağıdaki ihtimallerden birine karar verebilir:

  1. a) Şikayetin Kabulü

Taşınmazın borçlunun haline münasip tek konutu olduğu kanaatine varılırsa, satışın engellenmesine veya haczin kaldırılmasına karar verilebilir.

  1. b) Kısmen Kabul (Satış + Bedel İadesi Modeli)

Taşınmazın borçlunun ihtiyacından açık şekilde daha lüks ve yüksek değerli olduğu tespit edilirse, taşınmazın satışına, ancak satış bedelinden borçlunun haline münasip konut edinebileceği tutarın kendisine bırakılmasına karar verilebilir.

  1. c) Şikayetin Reddi

Aşağıdaki durumlarda şikayet reddedilebilir:

  • 7 günlük hak düşürücü sürenin kaçırılması,
  • Borçlunun başka konutunun bulunması,
  • Taşınmazın haline münasip kabul edilmemesi,
  • Taşınmaz üzerinde edinim kaynaklı ipotek bulunması,
  • Meskeniyet iddiasının kötü niyetli görülmesi.

Dolayısıyla meskeniyet iddiası otomatik kabul edilen bir hak değildir; her somut olayda mahkemenin takdir yetkisi belirleyicidir.

  1. İstinaf ve Üst Kanun Yolu – Satış Otomatik Durmaz

Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir.
Ancak istinaf başvurusu satışı kendiliğinden durdurmaz.

Satışın durması için ayrıca tehir-i icra (icranın geri bırakılması) talep edilmesi ve mahkemece kabul edilmesi gerekir. Aksi hâlde yargılama devam ederken satış süreci ilerleyebilir.

MESKENİYET İDDİASI HACZEDİLEMEZLİK ŞİKAYETİ ÖRNEK DİLEKÇE HAKKINDA ÖZET HUKUKİ DURUM TABLOSU

KONU / SORU

HUKUKİ DURUM

AÇIKLAMA / UYGULAMA NOTU

Meskeniyet iddiasının hukuki niteliği

Şikayet yoluyla ileri sürülen haczedilmezlik hakkıdır

İİK m. 82/12 kapsamında kamu düzenine yakın nitelik taşır

Dayanak hüküm

İİK m. 82/12

Haline münasip tek konut haczedilemez

İddia süresi

Haczin öğrenilmesinden itibaren 7 gün

Hak düşürücü süredir

Satış ilanından sonra ileri sürülebilir mi?

Evet (istisnai olarak)

Süre geçmişse reddedilebilir; icra uygulamasına göre değişir

Borç ortaksa ileri sürülebilir mi?

Evet

Meskeniyet şahsa bağlı bir haktır

Hisseli tapuda meskeniyet olur mu?

Evet

Borçlunun payına isabet eden kısım yönünden değerlendirilir

Kiracı olunan ev için ileri sürülebilir mi?

Hayır

Mülkiyet şarttır

Şirket borcu için ileri sürülebilir mi?

Genellikle Hayır

Şirket malı konut ise meskeniyet uygulanmaz

Kefil olan kişi ileri sürebilir mi?

Evet

Kefalet borcu şahsi borçtur

İpotekli konutta meskeniyet

Genellikle Hayır

İpotek alacaklısına karşı ileri sürülemez

Lüks konutlarda meskeniyet

Sınırlı

Satış bedelinden haline münasip bedel ayrılabilir

Birden fazla konut varsa

Hayır

Tek konut şartı aranır

Haline münasiplik ölçütü

Sosyo-ekonomik duruma göre belirlenir

Gelir, aile durumu, bölge fiyatları esas alınır

Değerlendirme yöntemi

Keşif ve bilirkişi incelemesi

Rayiç değer ve yaşam standardı dikkate alınır

Mahkeme türü

İcra Hukuk Mahkemesi

Şikayet yolu ile

Yargılama türü

Basit yargılama usulü

Seri ve dosya üzerinden ilerler

İspat yükü

Borçluya aittir

Konutun tek mesken olduğu kanıtlanmalıdır

Kararın sonucu

Haczin kaldırılması veya satış sınırı

Alternatif çözüm mümkündür

Barınma hakkı temeli

Anayasa m. 57 ve sosyal devlet ilkesi

Yargıtay içtihatlarında vurgulanır

Birden fazla konut, ipotekli ev ve kiracı olunan konutlarda meskeniyet reddi

Meskeniyet İddiası Haczedilemezlik Şikayeti Örnek Dilekçe Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  1. Yazlık ev için meskeniyet iddiasında bulunulabilir mi?

Hayır. Yargıtay kararlarına göre meskeniyet iddiası, sürekli oturulan ev için geçerlidir. Yazlık, bağ evi gibi ikinci konutlar bu korumadan yararlanamaz.

  1. Emeklinin evi haczedilebilir mi?

Emekliler için de kural aynıdır. Eğer emeklinin tek evi varsa ve bu ev haline münasip ise İİK 82/12 gereği haczedilemez. Ancak bunun için mutlaka 7 gün içinde dava açılması gerekir; “nasılsa emekliyim, satamazlar” diye beklemek hak kaybına yol açar.

  1. Evin değeri çok yüksekse ne olur?

Bilirkişi evin değerini 10.000.000 TL, borçlunun haline münasip alabileceği evin değerini ise 3.000.000 TL olarak belirlerse; ev satılır. Satıştan elde edilen paranın 7 milyon TL’si borçluya ev alması için verilir, kalanı borca ödenir.

  1. Şikayet süresi ne zaman başlar?

Süre, haczin yapıldığını veya tebligatın size ulaştığı (öğrenme) tarihinden itibaren başlar. E-devlet üzerinden tesadüfen öğrenirseniz, öğrendiğiniz tarihi ispatlamanız gerekebilir, bu nedenle hukuki destek almak önemlidir.

  1. Borç ortaksa meskeniyet iddiası ileri sürülebilir mi?

Evet. Borç ortak olsa dahi, taşınmaz borçlunun tek ve haline münasip konutu ise meskeniyet iddiası ileri sürülebilir. Önemli olan borcun niteliğinden ziyade taşınmazın borçlu açısından barınma ihtiyacını karşılayıp karşılamadığıdır.

  1. Hisseli tapuda meskeniyet iddiası olur mu?

Evet. Borçlu, hissedar olduğu taşınmazda fiilen ikamet ediyorsa ve bu taşınmaz tek konutu ise, hissesi oranında meskeniyet iddiasında bulunabilir. Ancak taşınmazın fiilen mesken olarak kullanılmaması hâlinde iddia reddedilebilir.

  1. Kiracı olunan ev için meskeniyet iddiasında bulunulabilir mi?

Hayır. Meskeniyet iddiası yalnızca borçluya ait taşınmazlar için ileri sürülebilir. Kirada oturulan bir ev için haczedilmezlik talep edilmesi mümkün değildir.

  1. Şirket borcu için meskeniyet iddiası ileri sürülebilir mi?

Evet, mümkündür. Şirket borcu nedeniyle gerçek kişi hakkında takip yapılmışsa ve borçlunun tek evi haline münasip konut niteliğindeyse, meskeniyet iddiası ileri sürülebilir. Ancak borcun ticari niteliği, mahkemenin takdirinde değerlendirme konusu olabilir.

  1. Kefil olan kişi meskeniyet iddiasında bulunabilir mi?

Evet. Kefil sıfatıyla borç altına giren kişi de, kendi adına kayıtlı tek ve haline münasip konutu için meskeniyet iddiasında bulunabilir. Kefil olmak, meskeniyet hakkını ortadan kaldırmaz.

  1. Satış ilanından sonra meskeniyet iddiası ileri sürülebilir mi?

Evet; ancak süre çok kritiktir. Borçlu, satış ilanını öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde meskeniyet iddiasında bulunabilir. Süre kaçırılırsa talep hak düşürücü süre nedeniyle reddedilebilir.

AKLINIZA TAKILAN SORULARI SORABİLİRSİNİZ

Thanks for sending Email!

Processing...

Diğer Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir