Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir? Nasıl Hesaplanır? Şartları Nelerdir?
Türk Borçlar Kanunu’na göre, kusuruyla ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenler, meydana gelen zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil olarak nitelendirilen bu davranış sonucunda zarar görenler, uğradıkları maddi ve manevi zararlar bakımından Kanun ve hakkaniyet çerçevesinde tazminat hakkına sahiptir. Peki, haksız fiil mağdurunun bu fiil nedeniyle hayatını kaybetmesi durumunda tazminat hakkı nasıl kullanılacaktır? Bu fiil nedeniyle ikincil olarak zarar görenlerin tazminat hakkı bulunmakta mıdır? Bu soruların cevabı, işbu yazımızda kanun, doktrin ve uygulama çerçevesinde izah edilecektir.
İçindekiler
ToggleDestekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil sonucu hayatını kaybedenin yakınları üzerinde doğan, can kaybından kaynaklı zararların giderilmesini amaçlayan özel bir haksız fiil tazminat hakkıdır. Esasen tazminat hakkı, hukuka aykırı fiil sonucunda zarar gören kişinin, kusuruyla zarara neden olan şahsa karşı ileri sürebildiği bir haktır. Ancak destekten yoksun kalma durumunda, zarar gören kişi hayatını kaybetmekte ve tazminat hakkını ileri sürememektedir. Bu kayıptan kaynaklı olarak Kanun, menfaat dengesini sağlamak amacıyla hayatını kaybeden kişinin yakınlarına haksız fiilde bulunan kişiye karşı ileri sürebilecekleri bir hak temin etmektedir.
Hukukumuzda özel olarak destekten yoksun kalma tazminatı düzenlenmemiş olsa idi, hukuka aykırı fiil sonucu hayatını kaybeden şahsın yakınları, yalnızca yansıma zararlardan kaynaklı olarak genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunabilecek idiler. Bu durum, son derece vahim sonuçlar doğuran haksız fiilin hukuk muhakemesinde karşılıksız kalmasına sebebiyet vereceğinden, Kanun doğrudan ölen kişinin destek sağladığı yakınları üzerinde doğan bir tazminat hakkı ihdas etmiştir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Kanuni Dayanağı
Normatif olarak destekten yoksun kalma tazminatı, Türk Borçlar Kanunu’nun “Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” bölümü içerisinde maddi ve manevi tazminat hakkı bakımından farklı hükümler içerisinde düzenlenmiştir. Temeli 49. maddede yer alan tanıma dayanan tazminatın kaynağı, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” hükmüne dayanmaktadır. Özel Durumlar başlıklı 4. bölümde ise maddi ve manevi zararları karşılayacak şekilde destekten yoksun kalanların tazminat hakları düzenlenmiştir:
MADDE 53 – Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
- Cenaze giderleri.
- Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
- Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
MADDE 56 – Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Uygulama Alanı
Destekten yoksun kalma tazminatı, günlük hayatta en çok açılan tazminat davalarının başında gelmektedir. Özellikle ölümlü trafik kazaları sonucunda destekten yoksun kalma tazminatı istenmektedir. Bir kişinin ölümüne sebep olmak haksız bir fiil teşkil etmektedir. Bu kişinin ölmesi neticesinde yalnızca ölen kişi değil, ölen kişinin yakınları da zarara uğrar.
Destekten yoksun kalma tazminatı ise tam olarak bu nedenden ötürü ölen kişilerin uğradığı zararı tazmin etmeye yönelik olarak düzenlenmiştir. Ölen kişinin desteğinden yoksun kalan ve ileride yoksun kalacak kişiler bu davayı açabilir.
Destekten yoksun kalma tazminatının en önemli şartı, destek veren kişinin vefat etmiş olmasıdır. Ölüme sebep olan eylemde ölen kişinin ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Kişinin sağ iken yaptığı desteklerin sürekli ve düzenli olarak devam etmesi gerekmektedir. Tek bir seferlik destek alan biri, ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemez.
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin yaşamını yitirmesi sonucu, hayatını kaybeden kişinin hayattayken destek olduğu kişilere, uğradıkları maddi kayıpları telafi etmek amacıyla ödenir. Bu tazminatın alınabilmesi için belirli koşulların sağlanması gerekir. İşte detaylar:
- Ölüm Olayının Gerçekleşmesi
Bir kişinin ölümünden kaynaklanan tazminat talebi, ölümün trafik kazası, iş kazası, tıbbi hata, hukuka aykırı bir eylem veya benzeri nedenlerden dolayı meydana gelmesi durumunda gündeme gelir.
- Destek İlişkisinin Bulunması
Ölen kişinin, hayattayken tazminat talep eden kişilere düzenli olarak ekonomik destek sağlıyor olması gereklidir. Bu kişiler genellikle aile bireyleri (eş, çocuklar, anne-baba) veya bakmakla yükümlü olunan diğer kimseler olabilir.
- Haksız Fiil veya Hukuka Aykırı Eylem
Ölüm olayına yol açan eylemin, bir başkasının kusuru ya da hukuka aykırı bir davranışı sonucunda gerçekleşmiş olması gerekir. Örnek olarak:
- Trafik kazalarında kusurlu taraf,
- İş kazalarında işverenin ihmali,
- Tıbbi müdahalelerde doktor hatası,
- Diğer hukuka aykırı davranışlar verilebilir.
- Maddi Zararın Kanıtlanması
Tazminat talebinde bulunan kişilerin, ölüm nedeniyle maddi olarak zarara uğradığını ispat etmeleri gereklidir. Bu zarar, ölen kişinin sağladığı maddi katkının yitirilmesiyle oluşur.
- Dava Açma Süresi ve Zamanaşımı
Tazminat talebi için dava açma süresi, olayın niteliğine göre değişir:
- Trafik kazalarında: Fiilin öğrenilmesinden itibaren genellikle 2 yıl,
- İş kazalarında: Öğrenme tarihinden itibaren 10 yıl,
- Suç teşkil eden durumlarda: Ceza davası zamanaşımı süresi (örneğin kasten öldürme suçunda 20 yıl).
- Sigorta ve Güvence Fonları
Trafik kazalarına bağlı tazminat taleplerinde, sorumluluk sigortasından veya Güvence Hesabı gibi kuruluşlardan ödeme talep edilebilir.
- Destek Oranının ve Tazminat Miktarının Belirlenmesi
Mahkeme veya bilirkişi, ölen kişinin yaşı, gelir durumu, destek süresi ve destek oranını değerlendirerek tazminat miktarını belirler.
Bu tür bir durumda, bir avukat veya hukuk uzmanından destek almak, sürecin daha sağlıklı yürütülmesi açısından oldukça önemlidir.
Kimler Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edebilir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü sonrasında, onun sağladığı maddi veya manevi destekten mahrum kalan kişilere tanınan bir haktır. Bu tazminatı kimlerin talep edebileceği, somut olayın özelliklerine ve hukuki durumun tespitine göre değişiklik gösterebilir. Ancak genel çerçevede, Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler doğrultusunda aşağıdaki kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkına sahiptir:
- Ölen Kişiden Sağken Destek Alan Herkes
Ölen kişiden sağlığında düzenli ve sürekli bir şekilde maddi veya manevi destek alan herkes bu durumu ispatlayarak tazminat talep edebilir. Burada akrabalık bağı veya mirasçılık ilişkisi bulunması zorunlu değildir. Örneğin, ölen kişinin düzenli olarak burs verdiği bir öğrenci ya da maddi yardımda bulunduğu bir akraba, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.
- Eş, Çocuk, Anne ve Baba
Türk hukukunda eş, çocuk, anne ve babanın birbirlerine yaşamları boyunca destek oldukları varsayılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bu kişiler arasında hukuki bir karine mevcuttur ve destek ilişkisini ayrıca ispat etmelerine gerek yoktur.
- Eşlerin Birbirlerine Desteği: Evlilik birliği içinde eşlerin birbirlerine maddi ve manevi destekte bulunacağı kabul edilir.
- Çocukların Anne-Babaya Desteği: Çocukların, hem ev içi işlerde hem de gelecekte maddi katkıda bulunma potansiyeli sebebiyle anne-babaya destek olduğu varsayılır.
- Anne ve Babanın Çocuklarına Desteği: Anne ve babanın çocuklarına yaşam boyu maddi ve manevi destekte bulunduğu hukuken kabul edilir.
Karinenin aksini, yalnızca karşı taraf somut delillerle ispat edebilir.
- Düzenli Olarak Destek Alan Diğer Kişiler
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin sağlığında düzenli destek sağladığı diğer kişileri de kapsar. Bu kişiler şu şekilde sıralanabilir:
- Ölenin düzenli olarak destek olduğu kardeşleri,
- Ölenin maddi yardımlarda bulunduğu akrabaları,
- Ölenin nişanlısı veya sevgilisi,
- Ölenin düzenli şekilde burs verdiği kişiler.
- “Destek” Kavramının Kapsamı
Destek, yalnızca parasal yardımları değil, aynı zamanda hizmet veya diğer maddi olmayan yardımları da kapsar. Örneğin:
- Ev Kadınlarının Desteği: Evin ihtiyaçlarını karşılayan ve hizmetlerini gören bir ev kadını, haksız bir fiil sonucu vefat ettiğinde, geride kalanların bu destekten yoksun kalması maddi ve manevi tazminat hakkı doğurur.
- Çocukların Desteği: Çocuklar, gerek ev işleri gerekse gelecekteki maddi katkıları sebebiyle ailelerine destek sayılır. Çocuğun ölümü halinde, anne ve baba bu destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat talep edebilir.
- Birlikte Yaşayan Kişiler: Birlikte yaşayan ve birbirlerine maddi veya manevi destekte bulunan kişilerden birinin ölümü halinde, sağ kalan kişinin tazminat talep etme hakkı vardır.
- Tazminat Talep Edebilecek Kişilerin Belirlenmesi
Destekten yoksun kalma tazminatını talep edebilecek kişiler her olayda farklılık gösterebilir. Örneğin, ölen kişinin hiç görüşmediği bir kardeşi tazminat talep edemezken, düzenli olarak destek sağladığı bir kardeşi bu haktan yararlanabilir. Aynı şekilde, ölen kişinin nişanlısı veya sevgilisi, somut olayın şartlarına göre tazminat hakkına sahip olabilir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 2023-1060 E. , 2024/137 K.
‘’… 10. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Burada sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
11. O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir…’’
Destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanılabilmesi için akrabalık ya da mirasçılık ilişkisi şartı aranmamaktadır. Yargı kararlarında da vurgulandığı üzere, “destek kavramı hukuki bir ilişkiyi değil, fiili bir durumu ifade etmektedir.” Bu bağlamda, tazminat hakkına sahip olunabilmesi için ölenin somut bir şekilde destek sağlaması ya da destek sağlama ihtimalinin bulunması yeterlidir.
ÖRNEK SORU:
A kişisi b kişisini öldürürse, b’nin yakınları olan c,d ve e kişileri a’dan destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir mi? ölüm olayından 5 yıl sonra talep etiğini düşünürsek, bu ödemeleri ölüm olayından itibaren mi yoksa talep ettiği tarihten itibaren mi hesaplanır?
CEVAP:
Evet, C, D ve E kişilerinin destekten yoksun kalma tazminatı talep etmesi mümkündür, ancak bu belirli koşullara bağlıdır:
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talebi
- Destek ilişkisinin bulunması gerekir: B kişisinin ölümünden önce C, D ve E’ye düzenli olarak maddi destek sağladığının kanıtlanması gerekir. Bu destek ekonomik olarak fiili bir ilişkiyi ifade eder ve miras ilişkisi dışında bir yükümlülüğü kapsar.
- A’nın kusurlu bir şekilde hareket etmesi: A kişisinin, B’nin ölümüne kasıtlı bir şekilde veya haksız bir fiille sebebiyet verdiği durumda, C, D ve E kişilerinin bu zararın tazminini talep etme hakkı doğar.
- Talep Süresi ve Zamanaşımı
- Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil zamanaşımı süresi içinde talep edilmelidir.
- Normalde haksız fiillerde zamanaşımı süresi 2 yıldır (fiilin öğrenildiği tarihten itibaren).
- Ancak ölüm olayına sebebiyet veren fiil suç teşkil ediyorsa, bu durumda ceza davası zamanaşımı süresi uygulanır. Örneğin, kasten öldürme suçlarında ceza zamanaşımı süresi 20 yıldır. Bu nedenle, olaydan 5 yıl sonra dahi bu tazminat talep edilebilir.
- Ödemelerin Hesaplanması
Tazminatın hangi tarihten itibaren hesaplanacağı, talebin içeriğine ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır:
- Genel kural: Destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm tarihinden itibaren hesaplanır. Çünkü zararın başlangıcı ölüm anıdır.
- Tazminat, ölüm tarihinden itibaren yoksun kalınan destek miktarını kapsar.
- Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplama yapar ve ödenecek tazminat miktarını belirler.
- Faiz başlangıcı: Faiz başlangıcı, genellikle talep tarihine (davanın açıldığı tarihe) göre belirlenir. Ancak bu durum, olayın niteliğine ve mahkeme kararına göre değişiklik gösterebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Hesaplanması
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kalan kişilerin, bu destekten yoksun kalmaları nedeniyle uğradıkları zararları gidermeyi amaçlayan bir tazminat türüdür. Tazminatın hesaplanması teknik bir konu olup, belirli kıstaslar kullanılmaktadır. Destekten yoksun kalma olgusu tazminatın kazanılması için hukuken şarttır. Destek kavramı, ihtiyaçların karşılanmasına yöneliktir ve yoksun kalınan bu destek, kural olarak düzenli ve devamlı ya da ileride devam edebilecek nitelikte bir destek olmalıdır.
Örneğin, ölen kişinin bir akrabasına bir kereliğine yaptığı ya da çok düzensiz şekilde ara ara yaptığı maddi yardımlar, destekten yoksun kalma tazminatı alabilmek için yeterli değildir. Bunun yanı sıra hukukumuzda farazi destek kavramı da kabul edilmektedir. Söz konusu destek ilişkisinin varlığı, “Bu kişi ölmeseydi, ileride tazminat isteyen kişiye kuvvetle ihtimal yardımda bulunacağı” söylenebiliyorsa kabul edilir ve tazminat kazanılabilir.
Sonuç
Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil sonucu hayatını kaybeden kişinin yakınlarının, uğradıkları maddi ve manevi zararları karşılamak amacıyla düzenlenmiş bir tazminat türüdür. Kanun, ölen kişinin destek sağladığı yakınlarına, haksız fiilde bulunan kişiye karşı ileri sürebilecekleri bir hak temin etmektedir. Bu tazminatın hesaplanması ve talep edilmesi, hukuki bilgi ve deneyim gerektiren bir süreçtir. Bu nedenle, destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin, uzman bir avukat ile çalışmaları tavsiye edilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Şartları ve Hukuki Dayanakları
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü sonucu, ölenin desteğinden mahrum kalan kişilerin maddi ve manevi zararlarının giderilmesini amaçlayan bir tazminat türüdür. Bu tazminat davası, kendine özgü belirli şartlara tabi olup her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmektedir.
- Ölüm Olayının Gerçekleşmesi
Destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmak için ilk ve temel şart, bir ölüm olayının meydana gelmesidir. Ölüm, beyin ölümünün gerçekleşmesiyle kesinlik kazanır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 31 ve 32. maddeleri, ölüm tehlikesi içinde kaybolan ya da uzun süredir kendisinden haber alınamayan kişiler hakkında hükümlere yer vermektedir. Buna göre, ölümüne kesin gözüyle bakılmasını gerektiren durumlarda ceset bulunamasa bile kişi ölmüş sayılabilir. Ancak, yaralanma gibi durumlarda bu tazminat talep edilemez.
- Destekçi Konumunda Olma
Destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmek için ölenin desteğinden yoksun kalındığının kanıtlanması gereklidir. Kan bağının bulunması zorunlu olmamakla birlikte, ölenle fiili bir destek ilişkisinin varlığı aranır. Örneğin, ölenin düzenli burs sağladığı bir öğrencinin veya birlikte yaşadığı ve geçimine katkıda bulunduğu bir arkadaşının bu tazminat davasını açma hakkı bulunmaktadır. Ancak, bir defaya mahsus sağlanan destekler bu kapsamda değerlendirilemez.
- Bakıma İhtiyaç ve Destekten Yoksun Kalma
Bakıma muhtaç olma şartı, kişinin ölenin desteğine ihtiyaç duyar bir durumda olmasını ifade eder. Bu ihtiyaç, yoksulluk anlamına gelmez. Ölen kişinin düzenli ve sürekli bir şekilde destek sağladığı kanıtlanmalıdır. Örneğin, ölen kişinin burs desteği sağladığı bir bireyin bu destekten yoksun kalması ekonomik yaşamında olumsuz etkiler doğuruyorsa, tazminata hak kazanabilir.
- Hukuka Aykırı Fiil ve Kusur
Destekten yoksun kalma tazminatında, ölüm olayına neden olan fiilin hukuka aykırı olması gereklidir. Ayrıca, bu fiilin kast, taksir veya ihmali davranış sonucu işlenmiş olması şarttır. Ancak, kusursuz sorumluluk halleri saklı tutulmaktadır. Örneğin, trafik kazası sonucu ölüm olaylarında kusur unsuru detaylı şekilde incelenir.
- Uygun Nedensellik Bağı
Tazminata konu olan zararın, ölüm olayıyla doğrudan bağlantılı olması gerekir. Zarar ile ölüm arasında illiyet bağının kesilmemiş olması şarttır. Ölüme sebebiyet veren fiilin dışında, ölenin ağır kusuru, eceliyle hayatını kaybetmesi gibi durumlar tazminat talebinin reddine neden olabilir.
Yargıtay Kararları ve Hukuki Değerlendirme
Yargıtay kararlarında, destek kavramının hukuki bir ilişkiye değil, fiili bir duruma dayandığı vurgulanmıştır. Yargıtay’a göre, “Destek sağlayan kişinin somut bir şekilde destek olması ya da destek sağlama ihtimalinin bulunması” tazminat talebi için yeterli görülmektedir. Her olay, kendi özel şartları çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Hesaplanması ve Kapsamı
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü sonucu, ölenin desteğinden mahrum kalan kişilerin maddi ve manevi zararlarını karşılamak amacıyla düzenlenmiş bir tazminat türüdür. Bu tazminat, Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) düzenlenen genel tazminat hükümleri çerçevesinde hesaplanır ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Aşağıda, bu tazminatın hesaplanması ve kapsamıyla ilgili detaylı bilgi yer almaktadır.
1. Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Maddi Kapsamı
Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi, zarar görenin, uğradığı zararı ve zarar verenin kusurunu ispat yükümlülüğü altında olduğunu belirtmektedir. Madde hükmüne göre:
“Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.”
Ayrıca TBK’nın 51. maddesi ise hâkime tazminatın kapsamını ve ödenme şeklini kusurun ağırlığını dikkate alarak belirleme yetkisi vermektedir:
“Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.”
Destekten yoksun kalma tazminatının maddi kapsamına;
- Cenaze giderleri,
- Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
- Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar dahildir.
Ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişiler, tüm çalışma hayatı boyunca sağlanacak destekten mahrum kalmaları nedeniyle tazminat talep edebilir. Örneğin, 30 yaşında bir kişinin iş kazası sonucu vefat etmesi durumunda, TRH-2010 tablosuna göre, bu kişinin 44 yıl daha yaşayacağı varsayılır. Bu süre boyunca sağlayacağı maddi destek hesaplanarak yakınlarına ödenir.
2. Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Manevi Kapsamı
Destekten yoksun kalma tazminatı davasıyla birlikte manevi tazminat da talep edilebilir. TBK m.56/2 hükmüne göre:
“Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
Manevi tazminatın amacı, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa hafifletilmesidir. Ancak bu tazminat bir zenginleşme aracı olmamalıdır. Tazminat miktarı belirlenirken olayın meydana geliş şekli, kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önünde bulundurulur.
3. Tazminatın Hesaplanması
Destekten yoksun kalma tazminatı, müstakbel zararları içermesi nedeniyle hesaplama açısından diğer maddi tazminat türlerine kıyasla daha karmaşıktır. Hesaplamada şu unsurlar dikkate alınır:
- Ölenin mesleği, gelir durumu ve gelecekteki kariyer potansiyeli,
- Maddi destek sağlama şekli (örneğin, maaş veya düzenli burs),
- Emek olarak sağlanan desteklerin parasal karşılığı (ev içi işgücü, çocuk bakımı gibi),
- Gelecekteki destek ilişkisinin devam etme olasılığı.
Bir çocuğun ölümü halinde, çocuğun gelecekte ailesine sağlayacağı muhtemel destek, sosyo-ekonomik durum ve eğitim durumu göz önünde bulundurularak değerlendirilir. Tazminat irat şeklinde (düzenli ödemeler) ya da toplu şekilde ödenebilir; bu konuda karar verme yetkisi hâkime aittir.
4. Zamanaşımı Süresi
TBK m.72’ye göre, destekten yoksun kalma tazminatı davaları, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlükârda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu sürelerin geçmesi halinde dava hakkı kaybolur.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Ne Kadardır?
Destekten yoksun kalma tazminatı, her somut olayın özelliklerine ve tarafların durumlarına göre bilimsel yöntemlerle hesaplanır. Mahkemeler, bu hesaplamalarda genellikle bilirkişi raporlarına başvurarak tazminat miktarını belirler. Tazminat miktarının tayininde dikkate alınan unsurlar şu şekilde sıralanabilir:
- Ölüm Tarihi ve Hüküm Tarihi
Tazminat hesabında, ölüm tarihi ve mahkemenin hüküm tarihi önemli bir rol oynar. Bu tarihler arasındaki süreç, tazminatın faizi ve diğer hukuki sonuçları açısından değerlendirilir.
- Ölenin Cinsiyeti ve Yaşı
Ölen kişinin cinsiyeti ve yaşı, tazminat hesaplamalarında belirleyicidir. Çünkü yaşam süresi, çalışma kapasitesi ve emeklilik dönemi gibi unsurlar bu faktörlere göre değişiklik gösterebilir.
- Ölen Kişinin Gelir Durumu
Ölenin sağlığında elde ettiği düzenli gelir, tazminat hesaplamasının temelini oluşturur. Bu gelir, ölen kişinin mesleği, çalışma şartları ve gelecekteki kariyer olanakları dikkate alınarak belirlenir.
- Kusur Oranı
Destekten yoksun kalma tazminatında, ölüme sebebiyet veren olayda ölenin ve karşı tarafın kusur oranları dikkate alınır. Kusur oranına göre tazminat miktarı artırılabilir veya azaltılabilir.
- TRH2010 Yaşam Tablosu
Tazminat hesaplamalarında, Türkiye’de sıklıkla kullanılan TRH2010 yaşam tablosu esas alınır. Bu tablo, ölen kişinin beklenen yaşam süresini belirlemede rehberlik eder. Yaşam süresine göre aktif dönem (çalışma dönemi) ve pasif dönem (emeklilik dönemi) için farklı hesaplamalar yapılır.
- Ölenin Kendisine Ayıracağı Miktar
Ölen kişinin yaşamı boyunca elde ettiği gelirin bir kısmını kendi ihtiyaçları için ayıracağı kabul edilir. Bu oran genellikle ölenin medeni durumuna ve gelir düzeyine göre belirlenir. Hesaplamada, ölen kişinin gelirinden kendisine ayıracağı bu miktar düşülerek hak sahiplerine aktarılacak destek payı belirlenir.
- Hak Sahiplerinin Destek Payları
Ölenin sağlığında destek sağladığı kişilere yönelik tazminat miktarı, her hak sahibinin destek payına göre ayrı ayrı belirlenir. Bu paylar, ölenin gelirine ve destek sağladığı kişilerin ihtiyaçlarına göre değişir. Örneğin, eş, çocuk ve anne-babanın payları farklı oranlarda hesaplanır.
- Eşin Evlenme İhtimali
Ölenin eşinin, gelecekte yeniden evlenme ihtimali de tazminat hesabında dikkate alınır. Yargıtay içtihatlarına göre, evlenme ihtimali bulunan eşin tazminat miktarı, belirli bir indirim oranına tabi tutulabilir. Bu indirim, somut olayın özelliklerine ve hak sahibinin yaşına göre değişiklik gösterebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Destekten yoksun kalma tazminatı davalarında görevli mahkeme genellikle olayın niteliğine göre belirlenir. Kural olarak, bu davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak, davanın bir sigorta şirketine karşı açılması durumunda, bu tür davalar Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girer.
Yetkili mahkeme ise genel hükümler çerçevesinde belirlenir. Bu durumda, dava kural olarak davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemede açılır. Eğer birden fazla davalı varsa, davalılardan herhangi birinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi yetkili olabilir. Davalının bir şirket, vakıf veya benzeri bir kurum olması halinde, dava şirketin merkezinin bulunduğu yerde açılabileceği gibi işlemi yapan şubenin bulunduğu yerde de açılabilir.
Haksız Fiillerden Kaynaklanan Yetkili Mahkemeler
Destekten yoksun kalma tazminatı davası genellikle haksız fiillerden doğar. Bu tür davalarda, davacının seçimlik hakkı bulunmaktadır. Haksız fiile ilişkin yetkili mahkemeler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 16. maddesi uyarınca şu şekilde sıralanabilir:
- Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi
- Zararın meydana geldiği yer mahkemesi
- Zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi
- Zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi
Davacı, yukarıdaki mahkemelerden herhangi birinde davayı açmayı tercih edebilir.
Özel Durumlar
- Ölümlü Trafik Kazası: Ölümlü bir trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, trafik kazasının meydana geldiği yer mahkemesi yetkili olabileceği gibi, zararın meydana geldiği veya davacının yerleşim yerindeki mahkemede de dava açılabilir.
- Ölümlü İş Kazası: İş kazası sonucu ölüm halinde, iş kazasının gerçekleştiği yer mahkemesi ya da zarar görenin yerleşim yerindeki mahkemeler yetkili sayılır.
- Kasten veya Taksirle Öldürme: Bu gibi haksız fiillerden kaynaklanan davalarda, olayın gerçekleştiği yer mahkemesi başta olmak üzere diğer yetkili mahkemeler de tercih edilebilir.
Sonuç
Destekten yoksun kalma tazminatı davalarında görevli ve yetkili mahkemenin doğru şekilde belirlenmesi, davanın usul açısından reddedilmemesi için büyük önem taşır. Özellikle, haksız fiilin meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri gibi farklı yetkili mahkemeler arasından seçim yapma hakkı, davacının dava stratejisi açısından önemli bir avantaj sağlar. Bu süreçte doğru bir yönlendirme almak ve hak kaybına uğramamak için uzman bir hukukçudan destek alınması önerilir.
Öğrencilerin Öğrenim Süresinde Kaçıncı Yaş Baz Alınıyor?
Yargıtay, destekten yoksun kalınacak sürelerin belirlenmesinde çocukların yaşları, eğitim durumları ve sosyal-ekonomik koşullarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle yüksek öğrenim yapan çocukların destekten yoksun kalma süresinin 25 yaşına kadar devam edebileceği,
T.C. Yargıtay 17.HUKUK DAİRESİ Esas:2015-7860 Karar:2018-1473 Karar Tarihi:01.03.2018
‘’… 1-)Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Destekten yoksun kalınacak sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak, desteğin çocuk olması halinde 18 yaşın desteğin başlayacağı yaş olarak kabulü gerekmektedir. Somut olayda; davacı … 1997 doğumlu olup dava tarihinde 16 yaşında olduğu davacı vekili tarafından öğrenci olduğu iddia edilmekte, bu hususun … Milli Eğitim Müdürlüğünden sorulması talep edilmektedir. Bu durumda, mahkemece, ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünden davacı …
… ’nın kaza ve dava tarihi itibari ile öğrenim görüp görmediği araştırılarak, öğrenci olduğunun tespiti halinde öğreniminin sona erdiğinden söz etmek mümkün olamayacağından öğrenim süresinin 25 yaşına kadar devam edeceği ve 25 yaşına kadar annesinden destek göreceğinin kabulü gerekir.’’
DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR
- Destekten yoksun kalma tazminatı nedir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümünden sonra onun maddi veya manevi desteğinden mahrum kalan kişilere verilen bir tazminattır. Bu tazminat, ölen kişinin geride kalanlara sağladığı düzenli destekten mahrum kalmalarını telafi etmeyi amaçlar. - Destekten yoksun kalma tazminatını kimler talep edebilir?
Ölen kişinin eş, çocuk, anne, baba, kardeş gibi yakınları ile ölenin düzenli olarak destek sağladığı diğer kişiler bu tazminatı talep edebilir. Akrabalık bağı zorunlu değildir, ancak destek ilişkisi ispatlanmalıdır. - Destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır?
Bu tazminat, ölen kişinin yaşı, gelir durumu, destek sağladığı kişilere yaptığı katkı ve hak sahiplerinin yaş ve durumlarına göre bilirkişiler tarafından hesaplanır. Aktif çalışma süresi ve emeklilik sonrası pasif destek süresi dikkate alınır. - Destekten yoksun kalma tazminatı ne kadar sürer?
Hak sahiplerinin yaşı, ölenin yaşam süresi, destek ilişkisinin devam edeceği öngörülen süre gibi faktörlere bağlı olarak tazminatın hesaplandığı süre değişir. Genellikle ölen kişinin beklenen yaşam süresi temel alınır. - Destekten yoksun kalma tazminatında ispat yükü kime aittir?
Destekten yoksun kalan kişiler, ölen kişinin sağlığında düzenli ve sürekli destek sağladığını ispatlamak zorundadır. Ancak eş, çocuk, anne ve baba gibi yakınlar için bu durum hukuki bir karine ile kabul edilir. - Destekten yoksun kalma tazminatında hangi mahkeme yetkilidir?
Genel olarak Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Eğer davalı bir sigorta şirketi ise dava Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme ise haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya davacının yerleşim yerindeki mahkemelerden biri olabilir. - Destekten yoksun kalma tazminatı zamanaşımı süresi nedir?
Tazminat talebi, olayın meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ve her hâlükârda 10 yıl içinde yapılmalıdır. Trafik kazası gibi durumlarda bu süre özel kanunlarla farklılık gösterebilir. - Destekten yoksun kalma tazminatı davalarında avukat tutmak zorunlu mu?
Avukat tutmak zorunlu değildir, ancak tazminatın doğru hesaplanması, hak kayıplarının önlenmesi ve hukuki prosedürlerin eksiksiz takip edilmesi için bir avukattan destek alınması önerilir. - Destekten yoksun kalma tazminatında gelir durumu nasıl etkilenir?
Ölen kişinin düzenli ve belgelenebilir bir gelirinin bulunması, tazminat miktarını doğrudan etkiler. Ancak ev kadınları veya çalışmayan kişilerin de ekonomik katkı sağlayabileceği kabul edilerek tazminat hesaplanabilir. - Destekten yoksun kalma tazminatında çocukların hakları nelerdir?
Çocuklar, ölen ebeveynlerinden aldıkları maddi desteğin sona ermesi durumunda bu tazminatı talep edebilir. Özellikle eğitim çağındaki çocukların destek payı, hesaplamada önemli bir faktördür. - Eşin yeniden evlenmesi tazminatı etkiler mi?
Eşin yeniden evlenme ihtimali, bilirkişiler tarafından istatistiklere göre değerlendirilir ve tazminat hesabında indirim yapılabilir. - Destekten yoksun kalma tazminatı manevi zararları da kapsar mı?
Evet, ölen kişinin yakınları manevi tazminat talebinde de bulunabilir. Ancak manevi tazminatın miktarı, maddi tazminattan ayrı olarak mahkeme tarafından takdir edilir. - Destekten yoksun kalma tazminatında sigorta şirketi ödemeyi reddedebilir mi?
Sigorta şirketleri, genellikle kazaya karışan tarafın kusur durumuna veya talebin yasal dayanaklarına itiraz edebilir. Ancak bu durum, hak sahibinin dava açmasını engellemez. - Trafik kazasında destekten yoksun kalma tazminatı nasıl alınır?
Trafik kazasında ölen kişinin yakınları, kazaya neden olan araç sahibine, sürücüsüne veya ilgili sigorta şirketine karşı dava açarak tazminat talep edebilir. - Destekten yoksun kalma tazminatı için belge gerekir mi?
Tazminat talebinde bulunurken destek ilişkisinin ispatlanması için ölen kişinin gelir belgeleri, banka dekontları veya tanık ifadeleri gibi deliller sunulması gerekebilir.
AKLINIZA TAKILAN SORULARI SORABİLİRSİNİZ
