İş Kazasından Kaynaklı Tazminat Davalarında Zamanaşımı

İş kazası manevi ve maddi tazminat hesaplaması

İş kazasından kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı, işçinin işin yürütümü sırasında veya iş yerinde meydana gelen ölüm ya da yaralanma neticesinde talep edebileceği maddi ve manevi tazminat haklarının hangi süre içerisinde kullanılabileceğini belirleyen temel bir hukuki düzenlemedir. İş kazası sonrası işçi veya hak sahipleri, işverene karşı tazminat davası açma hakkına sahiptir. Ancak bu talepler belirli zamanaşımı sürelerine tabidir ve bu sürelerin doğru değerlendirilmesi hak kaybını önlemek açısından son derece önemlidir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca tazminat talepleri için genel zamanaşımı süresi on yıldır. Bununla birlikte, iş kazası nedeniyle yürütülen bir ceza soruşturması veya kovuşturması mevcutsa ve ceza davasındaki zamanaşımı süresi daha uzun ise, bu durumda tazminat davasına da ceza davasındaki zamanaşımı uygulanır. Bu husus, iş kazasından kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı süresinin somut olaya göre değişiklik gösterebileceği anlamına gelir.

Dolayısıyla değerlendirme yapılırken kazanın niteliği, işverenin kusur oranı, kusurun ağırlığı, ceza dosyasının durumu gibi unsurlar birlikte göz önünde bulundurulmalıdır.

İş kazası zamanaşımı süresi ve hukuki haklar

İş Kazasının Hukuki Tanımı ve Kapsamı

İş kazası kavramı, hem 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hem de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup geniş bir hukuki içerik taşımaktadır.

6331 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre iş kazası; iş yerinde veya işin yürütülmesi sırasında meydana gelen, çalışanı fiziksel ya da ruhsal açıdan zarara uğratan olay olarak tanımlanmaktadır. Kazanın mutlaka iş yerinde gerçekleşmesi zorunlu değildir; iş ile bağlantılı her türlü faaliyet sırasında meydana gelmesi iş kazası sayılması için yeterlidir.

5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi ise iş kazasının kapsamını daha ayrıntılı olarak belirlemektedir. Buna göre:

  • Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada meydana gelen olaylar,
  • İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle bağımsız çalışan sigortalının uğradığı kazalar,
  • İşveren tarafından görevlendirme sonucu iş yeri dışında geçirilen sürelerde meydana gelen kazalar,
  • Emziren kadın sigortalıların süt izni sırasında uğradığı kazalar,
  • İşveren tarafından sağlanan araçla işe gidiş-geliş sırasında meydana gelen kazalar,

iş kazası olarak kabul edilmektedir.

Bu tür olaylar sonucunda sigortalının bedensel veya ruhsal zarar görmesi, iş kazasının varlığı için yeterli olup tazminat taleplerinin gündeme gelmesini mümkün kılar.

İş Kazasından Kaynaklı Tazminat Türleri Nelerdir?

İş kazası meydana geldiğinde, kazanın niteliğine, ortaya çıkan zararın boyutuna ve işçinin maruz kaldığı fiziksel yahut ruhsal etkilenmeye bağlı olarak çeşitli tazminat kalemleri gündeme gelmektedir. Yaralanma, sürekli iş göremezlik ve ölüm gibi ağır sonuçlar söz konusu olduğunda, hem işçi hem de işçinin desteğinden yoksun kalan yakınları, iş kazasından kaynaklı tazminat talebinde bulunma hakkına sahiptir. Genel çerçevede iş kazasından kaynaklanan tazminat türleri aşağıda açıklanmaktadır.

İş Kazası Sebebiyle Maddi Tazminat

1. İş Kazası Nedeniyle Yaralanan İşçinin Talep Edebildiği Maddi Tazminatlar

İş kazası sonucu bedensel veya ruhsal yönden zarar gören işçi, Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca çeşitli maddi tazminat kalemlerini talep edebilir. Bu kapsamda başlıca talepler şunlardır:

Tedavi Giderleri:

İş kazası nedeniyle yapılan tüm tıbbi masraflar, hastane harcamaları, ilaç bedelleri ve tedavi sürecine ilişkin diğer giderler işveren veya ilgili sigorta kurumu tarafından karşılanmakla yükümlüdür.

Geçici İş Göremezlik Tazminatı:

İşçi, iş kazası nedeniyle belirli bir süre çalışamayacak durumda ise bu döneme ilişkin gelir kaybı geçici iş göremezlik tazminatı ile telafi edilir. Tedavi süreci boyunca ortaya çıkan kazanç kaybı bu tazminat kapsamında değerlendirilir.

Sürekli İş Göremezlik Tazminatı:

İş kazasının kalıcı sakatlık veya maluliyet doğurması halinde işçi, ekonomik geleceğini etkileyen bu zararın tazmini amacıyla sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebilir. Tazminat miktarı, iş gücü kaybı oranına göre hesaplanır.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması:

İş kazası nedeniyle işçinin gelecekte elde edeceği gelirlerin azalması veya ortadan kalkması halinde, ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle maddi tazminat talep edilmesi mümkündür.

2. İş Kazası Sonucu Ölüm Halinde Talep Edilebilecek Maddi Tazminatlar

İş kazasının ölümle sonuçlanması durumunda, Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca ölen işçinin yakınları ve destekten yoksun kalanlar aşağıdaki tazminat türlerini talep edebilir:

Cenaze Giderleri:

Cenazenin kaldırılması ve defin işlemleriyle ilgili tüm makul giderler tazminat kapsamındadır.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı aileye vatandaşlık maaşı verilmesi

Tedavi Giderleri:

İşçi ölümden önce bir tedavi süreci geçirmişse, bu döneme ilişkin hastane, ilaç ve diğer sağlık harcamaları da tazminat kapsamında talep edilebilir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı:

İşçinin ölümü ile birlikte aile bireylerinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yoksun kaldığı maddi destek bu tazminat aracılığıyla karşılanır. Ölen işçinin sağlığında sağladığı ekonomik katkı esas alınarak hesaplama yapılır.

İş Kazası Sebebiyle Manevi Tazminat

İş kazasından kaynaklı manevi tazminat, kazanın yol açtığı elem, keder, ızdırap ve ruhsal etkilenmenin giderilmesi amacıyla talep edilir. Yaralanan işçi, maruz kaldığı fiziksel ve ruhsal zarar nedeniyle manevi tazminat talep edebilirken; ölüm halinde işçinin yakınları da iş kazasının yarattığı manevi acı sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.

Hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken kazanın ağırlığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, işçinin yaşını ve olayın tüm özelliklerini kapsamlı şekilde değerlendirir.

İş Kazasına Dayalı Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süreleri

İş kazasına dayalı tazminat davalarında zamanaşımı, işçinin veya yakınlarının iş kazası nedeniyle talep edebileceği maddi ve manevi tazminat haklarının hangi süre içerisinde kullanılabileceğini belirleyen kritik bir hukuki düzenlemedir.

Geriye dönük iş kazası başvurusu ve zamanaşımı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca iş kazasından doğan tazminat talepleri, genel kural gereği 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu düzenleme, kanunda aksi düzenlenmemiş her türlü alacak için geçerli olan genel zamanaşımı süresini ifade eder.

Bununla birlikte, iş kazası ile bağlantılı olarak ceza soruşturması veya ceza davası açılmışsa ve ilgili suçun ceza zamanaşımı süresi daha uzun bir süre öngörüyorsa, tazminat davası da ceza zamanaşımı süresine tabi olacaktır. Bu durum uygulamada iş kazasına dayalı tazminat davalarında zamanaşımı süresinin somut olaya göre uzayabileceği anlamına gelir.

İş Kazası Sebebiyle Ceza Zamanaşımının Daha Uzun Olması Hali

İş kazasından kaynaklanan tazminat talepleri, çoğunlukla haksız fiile dayalı taleplerdir ve Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi kapsamında değerlendirilir. Bu hükme göre:

  • Zarar gören kişi, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde tazminat davası açabilir.
  • Her hâlükârda fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle tazminat isteme hakkı zamanaşımına uğrar.

Ancak iş kazası, aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen bir suçu oluşturuyorsa ve bu suçla ilgili ceza zamanaşımı süresi daha uzun ise, bu durumda tazminat davası için ceza zamanaşımı uygulanır.

Uygulamada iş kazalarının büyük bölümü, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin ihlali nedeniyle bir suç olarak nitelendirildiğinden, tazminat davası ile ceza davası zamanaşımı sürelerinin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

İş kazası arabuluculuk süreci ve zamanaşımı durması

İş Kazası Davalarında Zamanaşımını Kesen ve Durduran Haller

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 154 ve devamı maddeleri ile yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda, iş kazasına dayalı tazminat davalarında zamanaşımını kesen veya durduran birtakım hukuki işlemler mevcuttur. Bunlar özellikle işçilik alacakları ve tazminat taleplerinde hak kayıplarının önüne geçmek açısından önemlidir.

Başlıca zamanaşımını kesen haller şunlardır:

Borçlunun Borcu İkrar Etmesi

Borçlunun alacağı kabul etmesi, tanıması veya borcu ikrar etmesi zamanaşımını keser. Ancak bu ikrar, zamanaşımı süresi dolmadan yapılmış olmalıdır. Süre dolduktan sonra yapılan ikrar zamanaşımı etkisini ortadan kaldırmaz.

Dava Açılması veya İcra Takibi Başlatılması

Türk Borçlar Kanunu’nun 156. maddesi uyarınca:

  • Tazminat davası açılması,
  • İcra takibine başlanması,

zamanaşımını keser.

Buna karşılık, yalnızca ihtiyati tedbir talebinde bulunmak veya Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne yapılan şikâyet zamanaşımını kesmez. Ancak işverenin bu süreçte borcu ikrar etmesi halinde zamanaşımı kesilmiş sayılır.

Yargılama Süresince Zamanaşımının Kesilmesi

Dava sürecinde gerçekleştirilen her usul işlemi zamanaşımını keser. Her kesilme sonrası yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar.

Arabuluculuk Başvurusu

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 16. maddesi gereğince:

  • Arabuluculuk faaliyeti devam ettiği sürece zamanaşımı durur.
  • Arabuluculuk süreci sona erdiğinde zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Bu nedenle iş kazasına dayalı tazminat davalarında arabuluculuk başvurusu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı bakımından koruyucu bir hukuki mekanizma niteliği taşır.

İş Kazasında Ölüm Durumunda Zamanaşımı

İş kazası sonucunda işçinin yaşamını yitirmesi halinde, destekten yoksun kalan hak sahipleri açısından zararın öğrenildiği an, ölüm tarihidir. Çünkü ölüm gerçekleştiği anda, ölen kişinin yakınları maddi destekten yoksun kaldıklarını fark eder ve zarar bu tarihte gerçekleşmiş kabul edilir. Bu nedenle zamanaşımı süresi, iş kazasının meydana geldiği tarihten değil, işçinin öldüğü tarihten itibaren işlemeye başlar.

Kazanın ardından belirli bir süre tedavi süreci yaşanmış ve ölüm daha sonra gerçekleşmiş olsa dahi, zararın öğrenildiği tarih yine ölüm anı olarak kabul edilir. Bu durum, zamanaşımının başlangıcı açısından belirleyici niteliktedir.

Ayrıca iş kazası geçiren işçi hayattayken maddi veya manevi tazminat davası açmışsa, ölüm halinde mirasçılar davaya devam etme hakkına sahiptir. Zira mirasçılar, ölen işçinin haklarına halef olur ve dava aynı kapsamda sürdürülebilir.

Bedensel Engel Durumunun Zamanla Artması Halinde Zamanaşımı

İş kazası sonucu oluşan bedensel zararın zaman içinde değişiklik göstermesi, zamanaşımı süresini etkileyebilen önemli bir husustur. Maluliyet oranının veya iş göremezlik düzeyinin artması durumunda, yeni bir zarar ortaya çıktığı kabul edilir. Bu nedenle:

  • Bedensel zarardaki değişikliğin meydana geldiği tarih,
  • İş kazasına ilişkin tazminat taleplerinde zamanaşımının başlangıç noktası olarak kabul edilir.

Örneğin iş kazası sonrası maluliyet oranı önce %20 iken zaman içinde artarak %40’a ulaşmışsa, bu yeni durumun öğrenildiği tarih itibarıyla yeniden zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Bu uygulama, özellikle sürekli iş göremezlik ve kalıcı yaralanma vakalarında hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından önemlidir.

İş Kazası Davalarında Zamanaşımı Süresi Ne Zaman Başlar?

İş kazasına dayalı tazminat talepleri, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin olan Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi kapsamında değerlendirilir. Buna göre:

  • Zarar gören kişi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde tazminat davası açmalıdır.
  • Ancak her durumda, fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle tazminat talebi zamanaşımına uğrar.

Dolayısıyla iş kazalarında zamanaşımı süresi en az iki yıl, en fazla ise on yıl olup, ceza zamanaşımı süresinin daha uzun olması halinde farklı bir değerlendirme yapılabilir.

Zamanaşımı süresinin doğru belirlenmesi ve başlangıç anının hatasız tespiti, iş kazasına dayalı tazminat haklarının korunması bakımından kritik öneme sahiptir.

İŞ KAZASINDAN KAYNAKLI TAZMİNAT DAVALARINDA ZAMANAŞIMI KONUSUNDA SIK SORULAN SORULAR

İş Kazasında İşverenin Kusur Oranı Tazminatı Nasıl Etkiler?
İş kazası sonucu talep edilecek maddi ve manevi tazminat miktarı, işverenin kusur oranına göre belirlenir. İşverenin kusuru arttıkça tazminat miktarı da artar. Eğer işverenin kusuru yoksa veya işçinin ağır kusuru mevcutsa tazminat miktarı azalabilir.

İş Kazasında İşçinin Kusuru Zamanaşımı Süresini Etkiler Mi?
İşçinin kusurunun bulunması zamanaşımı süresini etkilemez. Zamanaşımı süresi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

İş Kazasını İşveren Bildirmezse İşçi Ne Yapmalıdır?
İşveren iş kazasını SGK’ye bildirmezse işçi bizzat SGK’ye müracaat ederek kazanın tespiti ve iş kazası olarak kabul edilmesini talep edebilir. Ayrıca bu durum işverenin hukuki ve idari sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

İş Kazası Nedeniyle SGK’nın Ödediği Ödemeler İşverenin Tazminat Sorumluluğunu Azaltır mı?
SGK tarafından yapılan gelir bağlama veya geçici iş göremezlik ödemeleri işverenin kusuruna dayalı olarak talep edilen tazminatı tamamen ortadan kaldırmaz; ancak hesaplanan tazminattan mahsup edilir.

İş Kazası Sonrası Ceza Davasının Sonucu Tazminat Davasını Bağlar mı?
Ceza mahkemesinin kusur ve olayın oluş şekline ilişkin tespitleri, hukuk mahkemesini tamamen bağlamaz fakat güçlü bir delil niteliğindedir. Hukuk mahkemesi kendi değerlendirmesini yapar.

İş Kazası Geçiren İşçinin Tedavi Masrafları Kime Aittir?
İş kazası geçiren işçinin tedavi giderleri SGK tarafından karşılanır. Ancak SGK’nın karşılamadığı masraflar ile işçinin uğradığı diğer zararlar işverenden talep edilebilir.

İş Kazasında Rücu Davası Nedir?
İş kazası sonrası SGK, işvereni kusuru oranında sorumlu tutarak yaptığı ödemeleri işverene rücu edebilir. Bu rücu davası SGK tarafından açılır ve işverenin hukuki sorumluluğunu artırabilir.

Geçmiş Yıllarda Bildirilmemiş İş Kazası İçin SGK Tespiti Yapılabilir Mi?
Evet, zamanaşımı iş kazası tespit davası açısından söz konusu olmadığından yıllar önce gerçekleşmiş bir kazanın iş kazası olduğu tespit ettirilebilir. Ancak buna bağlı tazminat talepleri süre bakımından ayrıca değerlendirilir.

İş Kazası Manevi Tazminat Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?
Manevi tazminat talepleri de Borçlar Kanunu’nun genel zamanaşımı hükümlerine tabidir. Zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlükârda olay tarihinden itibaren 10 yıl içinde talep edilmelidir.

Meslek Hastalığında Zamanaşımı Süresi Var Mıdır?
Meslek hastalığında zamanaşımı süresi, hastalığın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıldır. Hastalığın ortaya çıkış tarihinden itibaren ise 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır.

İş Kazası Nedeniyle Açılan Davalarda Faiz Ne Zaman İşlemeye Başlar?
Maddi tazminat taleplerinde faiz genellikle dava tarihinden itibaren işler. Manevi tazminat taleplerinde ise mahkemenin belirlemesine göre kaza tarihi veya dava tarihi esas alınabilir.

İş Kazası Geçiren Taşeron İşçisi Kime Karşı Dava Açabilir?
Taşeron işçisi, hem alt işverene hem de asıl işverene karşı tazminat davası açabilir. Asıl işveren, alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulur.

İş Kazası Nedeniyle Açılan Davalarda Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?
Evet, iş kazası davalarında kusur oranlarının ve zararın tespiti için teknik bilirkişi, aktüerya bilirkişisi ve gerektiğinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişilerden rapor alınır.

Geçici İş Göremezlik Ödeneği Tazminattan Düşülür mü?
Evet, işçiye SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, hesaplanan maddi tazminattan mahsup edilir.

AKLINIZA TAKILAN SORULARI SORABİLİRSİNİZ

Thanks for sending Email!

Processing...

Diğer Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir